16 Mart 2008 Pazar

kendimle barışma çabaları

yıllar önce ilk arkadaşlarımdan birinin, elif'in vesilesiyle farketmiştim bir karakterimin olmadığını. çok içerlemiştim buna. ne zaman onu görsem hiç bilmediğim bir kendimle karşılaşıyordum. ne zaman onunla olsam, ona benziyordum. 5 yaşındaydım.

evet öyleyim. herkesi hemen taklit edebilirim. bütün şivelere ağzımı uydururum. herhangi bir hayat tarzının içine yerleşip hiç zorlanmadan bıraktıkları yerden yaşarım o hayatı. bu özelliklerin işe yarar oldukları hali bulmayı çok isterim..

aradan geçen zamanda elif'ten nefret ettim. biraz da büyüdüm. ama şimdilerde ne zaman yeni biriyle karşılaşsam önlerine çıkıp ben böyle de böyle bir insanım'ı ortaya koyamıyorum. en iyi ihtimalle ortaya hiçbir şey koymuyorum. kişisine göre değişiyor. bazen üç-beş görüşmeden sonra belki aylar yıllar sonra açıyorum kendimi.
5 yaşındaki kadar karaktersiz değilim ama. çok şükür. bunu bugün farkettim.

bir misafirliğe gittik. bu misafirlik çok da hoşuma gitmedi. niye gittik? hoşumuza gitmesin diye mi gittik?

neyse, döndük.

1 yorum:

Ayse dedi ki...

bende de var böyle bir şey. belki bizim dışımızdaki insanlarda da vardır. kiminle olursa onun gibi olmaya başlamak. iyi tarafı ne olabilir bunun diye şimdi ben de düşünmeye başladım senin gibi. en azından güzel insanlarla bir arada olmaya çalışmak gerekliliğini getiriyor ama bu. ben seninle olduğum için ve sana benzediğim için çok memnunum. senin gayet kişilikli biri olduğunu düşünüyorum hem de.