çok iyi acı çekebilirim. çok iyi acı çekiyormuş gibi yapabilirim. çok iyi acı mı çekiyorum, çok iyi acı çekiyor numarası mı çekiyorum, ayırt edebilirim. bazen de ayırt edemeyebilirim. sevinmek için bu böyledir, üzülmek için böyledir, istemek, ilgilenmek, hoşlanmamak vs vs çok şey için..
lakin hiç iyi unutamam. unutmuş gibi de yapamam. unutamamak sırtıma yüklenince hiç bir şeyi ayırt edemez olurum.
neden?
hiçbir yüz güzel değil, senin yüzünden..
28 Haziran 2009 Pazar
22 Haziran 2009 Pazartesi
ben kilimde değilim
bu sabah msn'yi açınca ebru'dan şöyle bir mesaj düştü ekrana:
"ebru bunu beğendi: http://www.hicistan.com/ "
ayşe de onu beğendi.
bir de Beirut'u çok beğeniyorum ben. yeni albümleri çıkmış, march of the zapotec. özellikle "la llorona" çok iyi olmuş.
ama en çok Veysel Dalsaldı dinlemek istiyor canım şu günlerde.
"ebru bunu beğendi: http://www.hicistan.com/ "
ayşe de onu beğendi.
bir de Beirut'u çok beğeniyorum ben. yeni albümleri çıkmış, march of the zapotec. özellikle "la llorona" çok iyi olmuş.
ama en çok Veysel Dalsaldı dinlemek istiyor canım şu günlerde.
11 Haziran 2009 Perşembe
iki kaç?
babam bazen bana "kafanı kes" derdi. arabada arkasını göremeyince. kendisi derinlikli bir insandır aslında. ama arabada arkayı görebilmek çok mühim, özellikle parkederken. ben genellikle ortaya otururdum herhalde. pek hatırlamıyorum.
bugün kafamı kesmek istediğim sırada aklıma geldi. parketmekle ilgili bir müşküllle de alakası yok tabi bunun. yani kafa kesme isteğine yakalanmış olmamın.
annem de "saat on yatağa kon" derdi yatma zamanımız gelince. şimdi saat 11e geliyor. ne kafamı kesebilirim ne de yatabilirim.
başka şeyler yazacaktım ama neyse ki yazamadım. iyi böyle.
bugün kafamı kesmek istediğim sırada aklıma geldi. parketmekle ilgili bir müşküllle de alakası yok tabi bunun. yani kafa kesme isteğine yakalanmış olmamın.
annem de "saat on yatağa kon" derdi yatma zamanımız gelince. şimdi saat 11e geliyor. ne kafamı kesebilirim ne de yatabilirim.
başka şeyler yazacaktım ama neyse ki yazamadım. iyi böyle.
ifşa etme. kalbine ait hissiyatı kendinle bile konuşma. konuşmak nefsin lezzetidir. ikilik olur.
3 Haziran 2009 Çarşamba
gizliajans
üzülerek söylüyorum ki alper canıgüz'ün kitaplarının benim açımdan en iyiden daha az iyiye doğru sıralaması şöyle:
1- tatlı rüyalar
2- oğullar ve rencide ruhlar
3- gizliajans
gizliajansı da beğendim. ama malesef diğer ikisi kadar değil. umarım bu gidişat değişir. kötüye de gitse en kötü haliyle bile alper canıgüz ne yazsa severek okuyacağıma inanıyorum. belki de ilk kitaptan sonra sinema ve tv dizileri etkisiyle bendeki sürprizli sonlara olan aşinalık artmıştır da etkilenme düzeyim düşmüştür. o da olabilir bak. en çok nedense adamın navigasyonunu yapmasına güldüm. bir de o fezai bey kafamda trt'deki gençlere öss tüyoları veren tonton adam şeklinde canlandı.
alper canıgüz kitaplarını, okunduğu hızda yazabilse ne hoş olurdu. hiç olmazsa ayda bir kitap filan yazsa. dizi senaryosu yazsa o da çok süper olur.her halükarda fevkalade bir yazar. sevgiler.
1- tatlı rüyalar
2- oğullar ve rencide ruhlar
3- gizliajans
gizliajansı da beğendim. ama malesef diğer ikisi kadar değil. umarım bu gidişat değişir. kötüye de gitse en kötü haliyle bile alper canıgüz ne yazsa severek okuyacağıma inanıyorum. belki de ilk kitaptan sonra sinema ve tv dizileri etkisiyle bendeki sürprizli sonlara olan aşinalık artmıştır da etkilenme düzeyim düşmüştür. o da olabilir bak. en çok nedense adamın navigasyonunu yapmasına güldüm. bir de o fezai bey kafamda trt'deki gençlere öss tüyoları veren tonton adam şeklinde canlandı.
alper canıgüz kitaplarını, okunduğu hızda yazabilse ne hoş olurdu. hiç olmazsa ayda bir kitap filan yazsa. dizi senaryosu yazsa o da çok süper olur.her halükarda fevkalade bir yazar. sevgiler.
bir film bir anı
slumdog millionaire'de çocuk cemal malik'in tuvalet çukuruna atladığı, o üstünde başındaki pislikle artist adamın karşısına -gerçekten saygıdeğer bir duruşla- dikilip imza aldığı sahne ne muhteşem ne muhteşem olmuş. ağladım evet. sonunda da ağladım. sonra dans sahnesi çıkınca kahkahalar atmaya başladım. o sırada eve osman geldi. bir anlam veremedi halime. sonra o da seyretti. iyi oldu.
30 Mayıs 2009 Cumartesi
Elif Şafak'ın dilini bulan getirsin
son kitabı Aşkı okuyorum, herkes tasavvufu yalnış anlamış, yalnış şeyler yazmış diyor. haklı olabilirler. gerçi kadın benim yazdıklarım doğrudur demiyor ki. sadece kafamdakini yazdım diyor. Aslında niyeti iyi gibi. yine de yalnış yazmış sanki. neyse. ben ona üzülmedim. ben elif şafak dilini kaybettiği için üzüldüm. ilkokul çocuğu gibi metni kaleme almış. bu ne basitlik? şu siyah sütte de böyle bir kıvam vardı. ama o kitap otobiyografik bir metin olduğundan belki bilerek bu dili tercih etmiştir demiştim. yanılmışım. hatuna çocuk yaramadı. halbuki çocuk insana yarar. bana iki oğlum da pek yaradı mesela. çok şükür. ya bu kız neden böyle berbat yazıyor ya. canım sıkıldı. of be
28 Mayıs 2009 Perşembe
şimdi benim adım n'olur n'olmaz bu işler artık bana inan ki koymaz
vampir severim. vampirin iyisi kötüsü olmaz. bir vampir filmi varsa kim çekmiş kim oynamış nerde kaç puan almış ödüllü mü filan demem seyrederim. dün de ettim. memnun kaldım. aslında saçma tabi, iyi kalpli bir vampir ailesine mensup liseli vampirin sınıf arkadaşına aşık olması filan. ısırmalara kıyamaması.. olsun. (twilight bahsi geçen)ondan önceki gün de "güneşin oğlu"nu seyrettim. filmde merdiven şiir dergisini de oynatmışlar. bir de murat menteş'ten hayır hayır krakerleri alıntısı var. ben onu ne zaman nerede dinlemiştim daha önce hatırlayamadım bir türlü. ama kendi sesinden dinlediğime çok eminim. o film de fena değildi. şimdi ben haluk bilginer'in oyunculuğunu çok başarılı buluyorum desem çok salakça olur. bazen ben kimim ki onu takdir edecek şeklinde vazgeçiyorum. sadece haluk bilginer'le olmuyor bu tabi. başkalarıyla oluyor. başka şeylerle. gene de içten içe çok beğeniyorum. hayran olduğum şeyler de var. çoğunu söylemiyorum.
ülker yeni bir meyve suyu üretmiş. şaka gibi: "içim karışık".
bir aydır çantamda gezen gizliajans'ı hala okumadım. bu hiç bir şey demek değil midir matilda?
bazı halıları kaldırdım. gidiyoruz.
ülker yeni bir meyve suyu üretmiş. şaka gibi: "içim karışık".
bir aydır çantamda gezen gizliajans'ı hala okumadım. bu hiç bir şey demek değil midir matilda?
bazı halıları kaldırdım. gidiyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)