26 Şubat 2008 Salı

no more no never again never again!!!!

ben kimsenin olmamı istediği kişi olmam Allah'tan başka. Ben Allah'ın olmamı istediği insan olmaya gayret ediyorum inşallah. başka bir derdim varsa hatam odur. başka bir hatam da yok hayatta.
beni böyle beğendiği için yanımda olan insanlar var. beğenmeyen çeker gider. birileri benim yanımda olsun diye ben bu olmadım. değişmem. direnç gösteririm. duvar örerim.
kaybedecek bir şeyim var. onu kaybetmem. kaybetmem!

bir de günün şarkısı: helldorado/a drinking song. günün yemeği etli biber dolması.

25 Şubat 2008 Pazartesi

çay

ikindilerde evi saran taze demlenmiş çay kokusu olmasa günü bitirecek gücü nereden bulabilirim?
üç gün üstüste kaldım.
en son perşembe gecesi kalmıştım annemin yanında. bugün pazardı ve ben hala kendime gelemedim aslında. ama yarın gece yine ben kalmaya gidicem. Allah'tan annemin yanında zindeleşiyorum, iyileşiyorum.. inşallah servisteki tek kişilik tek oda çok yakında boşalır da oraya biz geçeriz. 3 sandalye üzerinde uyumak baya yorucu oluyor. hastanelerde de hep erken kalkılıyor. sabahın yedisinde kahvaltı mı olur canım ?

bana yeni telefon aldık bi de. nokia 5300 ekspres müzik diye bi şey. çok sevindim.

18 Şubat 2008 Pazartesi

lütfen

iyi misin fatma? çocuklarımın ve senin iyi olmamanıza tahammül edemiyorum. anladım bunu.
senin her zaman iyi olmanı istiyorum. lutfedilsin...

15 Şubat 2008 Cuma

flash boom bang!!!

sonunda iyice zıvanadan çıktı durum. artık kafamdan geçen düşünceleri takib edemez oldum. adeta bağımsızlıklarını ilan ettiler. bir konuda düşünmek icab etse kafamda ışık hızıyla bi takım dolaplar dönüyor hooop sonuç! ama sen o sonuca nasıl vardın, elindeki verileri nasıl kullandın? bunlar cevapsız. matematik imtihanında olsam hoca kesin kopya çekmiş muamelesi yapar, sıfır alırım. gerçi cevaplar doğru oluyor çoğu zaman. yani aslında rahat 90 filan almam lazım . (adi hoca!)
tabi böyle olduğu için konuşmakta da zorlanıyorum. çevremdeki tartışmalara filan katılamıyorum. insanlar kendi doğrularına ikna etmek için ardarda çeşitli savlar öne sürüp, güzel güzel izah ederken meseleleri benim yaklaşımım şöyle oluyor: öyle değil. şöyle.
niye? onları ben biliyorum da anlatamam. yakalayamadım. koşa koşa geçip giderlerken kafamdan, uzaktan izledim. tiplerinden anladım. temiz adamlara benziyorlardı :)

13 Şubat 2008 Çarşamba

un helvası

un helvasını tutturmayı öğrenmek için çok fazla tecrübe gerekiyor. haftada bir un helvası yaparak kendimi bu alanda geliştirmeye karar verdim. annanemin yaptığı un helvalarının namı "cennet çamuru"na çıkmıştı. neden ben de o kadar başarılı olmayayım? yeterli azim olduktan sonra insanoğlunun başaramayacağı şeyler çok azdır. ama mesela ne kadar azmedersem azmedeyim baba olamam. o tamamen ayrı bir mesele.

ahmet kaya sahiden ödü mü?

12 Şubat 2008 Salı

şunu bilelim:

ne kadar çok analiz yaparsak o kadar az anlarız.